İLİMDEN İRFANA YOLCULUK ...

... Öz Kültürümüz ve Şahsiyetimiz İçin

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Ana Sayfa Eğitim Öğrenmede Soru Çözmenin Önemi

Öğrenmede Soru Çözmenin Önemi

e-Posta Yazdır

altVerimli ve etkin öğrenmenin son basamağını soru çözme oluşturur.

Soru çözme, öğrenmenin gerçekleşme düzeyinden çok öğrenmenin pratiğe dönüştürülmesiyle ilgilidir. Öğrenilmemiş ya da eksik öğrenilmiş bir konuyla ilgili yapılan soru çözme faaliyetleri anlamsızdır.

*Günde kaç saat çalışmalıyım, kaç soru çözmeliyim? Her öğrencinin eğitim altyapısı, yeteneği, algılama düzeyi, çalışma alışkanlıkları, kullanabileceği serbest zaman aralığı birbirinden oldukça farklıdır.

Bu kadar farklılığın olduğu bir durumda her öğrenci için geçerli tek tip bir çalışmanın ortaya konması mümkün değildir. Eğitimcilerin çoklukla yaptığı hata, bu çeşitliliği görmezden gelerek, herkes için aynı tavsiyelerde bulunmaktır.

Her öğrenci için aynı sayıda soru çözmeyi ya da aynı süre ders çalışmayı tavsiye etmek, herkesin aynı beden elbise giyebilceğini iddia etmek kadar hatalı bir iddiadır.Bu bakış açısıyla yapılacak uygulama kimi öğrenciyi eksik bırakırken, kimi öğrenciyi de gereksiz yere yormaktadır.

*Bir konu için, yerine göre, 50 soru fazla gelebildiği gibi, başka bir konu için 150 soru az gelebilir. Bir konunun öğrenilmesinde, çalışma süresi ve soru bakımından kesin sınırlar çizmek yerine, o konunun anlaşılmış olması şartı aranmalıdır. Bu şartı yerine getiren süre yarım saat veya 50 soru olabilir (konu içerik olarak basit ve kolay anlaşılır düzeyde olabilir); ama bunun yanında 3-4 saat çalışmayı veya 150 soru çözmeyi de gerektirebilir (konu geniş kapsamlı ve anlaşılması zor olabilir).

Her konuyu eşit süre harcayarak anlamayı beklemek veya aynı sayıda soru çözmeyle konuya hakim olacağını zannetmek akla uygun değildir.

Burada ölçü, konunun yapısı ve anlaşılabilirliği olmalıdır. Kısaca, eğer konuyla ilgili sorular rahatlıkla çözülebiliyorsa illaki belli bir sayıda soru çözmek gereksizdir; başka derslere daha çok zaman ayrılmalıdır. Yok eğer konu anlaşılmadı ise, çözüme devam edilmeli ’şu kadar soru çözecektim ve de çözdüm o zaman yeterli’ mantığı devre dışı bırakılmalıdır.

Unutmayın aynı kilodaki iki insandan birisi 1 kap yemekle doyarken diğeri için iki kap yemek gerekebilmektedir. Bu farklılık, etkin öğrenme süreci için de geçerlidir.

Kaynak: Rehb.Eğt.Uzm. Aydoğan ARI, Torpil.com

 

Cenâb-ı Hak buyuruyor:
“İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte zekât veren o kimseler, evet onlar (sevaplarını ve mallarını) kat kat arttıranlardır." (Rum, 39)